Hoşgeldiniz

sendrom.net pc world ve başka mecralarda yazdığım yazılarımı yayınlamak amacıyla açtığım bir siteydi. zamanla sevdiğim şarkıları aşkları kızgınlıkları dile getirdiğim bir site haline geldi.
kişisel olmasına rağmen iyi bir ziyaretçisi vardı ve siteyi yenilemeye karar verdim. sevdikçe, kızdıkça, biliştikçe, müzik yaptıkça kısacası Ulaş olmaya devam ettikçe yazmaya da devam edeceğim.

zaten o “hayat” değil miydi

Bir süredir başı önde geziyordu, başı dikti ama sanki hep öne eğik gibiydi duyguları. Hani meyhanede herkes şarkılar söyler eğlenirken, masadan başını kaldırmayıp önüne bakan insanlar vardır ya, işte onlar gibiydi gibiydi duyguları. Oysa belki başını kaldırsa etrafındaki güzellikleri görecekti. Hemcinsleriyle ne kadar iyiyse karşı cinsle de o kadar kötüydü, öyle ki bulunduğu meclislerde bir bayan geldiği zaman susar, sohbete bile katılmazdı. Ama bir gün….

Bir gün onu gördü, çok garipti, sanki bir anda ortalık aydınlanmış, bir anda güneş doğmuş, bir anda bahar gelmiş gibiydi. Anlamsızca gülümsemeye başladı herşeye herkese. Evet çok güzel kız görmüştü ama o güzel değildi. Bambaşka bir şey vardı onda. Çok duruydu, sanki masumiyetin simgesi gibiydi. Sözlerle anlatılamaz bir şeyler vardı onda. Onu anlatmak, kör birisine kırmızı rengi anlatmak kadar zordu. Ancak görmesi, yaşaması lazımdı insanın. Görmesi, ama onun gözlerinden görmesi.

Her fırsatta onu görmek istiyor, her fırsatta gözlerine bakıyordu. Nefesini tutuyor, o yanından geçerken derin bir nefes alıyordu kokusunu duymak için. O geçip gittiği zaman arkasından bakıyordu, belki bir sebeple arkasını döner de ona baktığını görür, belki bu yüzden ona olan aşkını anlar diye.

İnsan on dakika gördüğü birisiyle bir ömür paylaşmak ister mi? İnsan tanımadığı birisine hayatını adamak ister mi? İstiyordu işte, sonu kötü bile olsa, acı çekecek bile olsa, her şey berbat gidecek bile olsa sadece onun elini bir kere tutup, onu bir kere koklayıp, yüzünü sevmeye değerdi.

Nasılda pürüzsüz bir teni vardı, boynu ne kadar da güzeldi, o gözler nasıl da boğuyordu insanı güzelliğiyle.

Ona anlatamazdı aşkını, zaten kim inanırdı ki buna? Basit bir kız tavlama taktiği gibiydi, sana ilk görüşte aşık oldum. Hah ne kadar saçma, ama elini alıp kalbine götürse, saniyede 80 atması gereken kalbinin o yanındayken 180 attığını görse o zaman inanır mıydı acaba? Hadi inandı, bu kadar tapılası bir güzellik, doğanın böylesi bir mucizesi onu sever miydi?

Hep onu düşündü, hissettirmeden onun hakkında bilgi aldı, tek yol bu gibiydi zaten. Onun sevdiği birisi gibi olmaya çalışmak onursuzluk değil miydi? Nasılsan seni öyle sevmesi esas olan değil miydi? Ama hayır onunla bir gün geçirmek, bir saat bile olsa onun sevgilisi olmak, gözlerine bakıp, elini tutup seni çok seviyorum demek bir ömre bedeldi.

Normal şartlarda ona olan aşkını itiraf edemeyeceğini çok iyi biliyordu. Bu sebeple her şeyi planlayıp onu yalnız bir anında yakalamak istedi, cebinde votka şişesi vardı, zaman yaklaştıkça votkayı hızlıca içmeye başladı, ama sarhoş olmamak için de çok fazla içmeyip kendini frenledi. Nasılsa ondan olumsuz da olsa bir yanıt alınca kendisini kaybedene dek içecekti.

Sıradan bir gün gibi yanına gitti, bir akşam üstüydü, her akşam üstü gibi Ankara’da şehir gri idi. Biraz yürüyüp havadan sudan konuşurken birden durdu, bir saniye bile düşünmedi, çünkü bir an bile düşünse bundan vazgeçebilirdi. Gözlerine baktı ve kendisini boşluğa bırakır gibi “Ben sana aşığım, seni hayattaki her şeyden çok seviyorum” dedi.

Kız gülümsedi, önce başını öne eğdi, sonra ağır ağır kaldırdı ve “Ben de sana aşığım, hem de ilk günden beri” dedi. O an kulakları çınlamaya başladı, sanki çok güçlü bir sinyal duyar gibi, kesik kesik kulakları çınlıyordu. Dıt dıt dıt dıt…..

Saat sabah 8.30 olmuştu, çalan saatin alarmıydı, uyandı ve gördüğünün bir rüya olduğunu anladı.

Rüya da olsa, ondan bunları duymak güzeldi. Çünkü o çok güzeldi, en az hayat kadar güzel. Zaten o “hayat” değil miydi?
Ulaş Fırat
14.11.2008 Saat 19:58 Tunalı

Yorum Yaz

Kategoriler

SonYorumlar

    • işte bugün konuştu benle (3)
      • hvp: Evet döndüm… Sen de dönmüşsün tebrik ederim… Lütfen böyle devam…
      • Ulas FIRAT: : ) Teşekkür ederim, yine sabaha karşı bir resme bakarken çıkan öykü. Yarı gerçek yarı kurgu....
      • hvp: Eveeettttt işte bu çok güzel ulaş…
    • bugün onun doğum günü (2)
      • Ulas FIRAT: Dansöz sevmem ama hafta içi sürprizi kralı olcak ortaaam. Neden hep kıskanıyorlar biliyor musun?...
      • Ortaı: öyle bi adamsın ki… öyle bi adamsın işte.. varlığından mutluluk duyduğum, eksikliğini nefes...
    • ilişkilerde emniyet kemeri (9)
      • osman: estağfurullah usta! taa fi tarihinde yazdığım maillere cevap gelmeyince buralara kadar geliyoruz işte :)
      • Ulas FIRAT: oo osman seni gördüğüm cillop oldu, iyi phpci php lafının üstüne gelirmiş :)
      • osman: abi php bozmaz, delikanlı bünyeye iyi gelir aksine! :)
      • etmethyst: :D :D alemsin
      • Ulas FIRAT: Tabii ki davranmayacağım : ) Yok be davranırım. Belki de davranmam bilemedim şimdi. Davranır...