HoÅŸgeldiniz

sendrom.net pc world ve başka mecralarda yazdığım yazılarımı yayınlamak amacıyla açtığım bir siteydi. zamanla sevdiğim şarkıları aşkları kızgınlıkları dile getirdiğim bir site haline geldi.
kişisel olmasına rağmen iyi bir ziyaretçisi vardı ve siteyi yenilemeye karar verdim. sevdikçe, kızdıkça, biliştikçe, müzik yaptıkça kısacası Ulaş olmaya devam ettikçe yazmaya da devam edeceğim.

Ücretsiz Kaspersky antivirüs ve internet security

Bir çin sitesinde kaspersky antivirüs ve internet security için ücretsiz indirme linki ve sınırsız key dosyaları dağıtılıyor.

Crack diye düşündüm ama çince bilmiyorum, bilen bir arkadaş yok abi yasalmış dedi. Ben de sizlerle paylaşayım dedim.

Alın indirin tepe tepe sınırsız kullanın süresi doldukça yeni key indirin.

Adres: http://www.kavkiskey.com/

Ha eğer yasal değilse, başka bir çince bilen arkadaş söylesin kaldırırım linki.

Not:Ben evde Norton 360 kullanıyorum 55 ytl gibi bir paraya aldım, babalar gibi de memnunum.

31 çekenler

not:bu yazı pornografi içermemektedir

Bir deÄŸil,
beÅŸ deÄŸil,
yüz milyonlarlasın maalesef.

Yukarıdaki dize Nazım Hikmet’e ait. Åžiirin tamamını aÅŸağıda açıklayacağım. Konuyla birebir uyuÅŸuyor. Ve yazı sert, kasıtlı olarak sert, kasıtlı olarak argo. Ne de olsa her zaman aynı ÅŸekilde nazik deÄŸiliz. İnsan olarak…
Nedir bu otuzbir çekenler? Yani mastürbasyon yapanlar. Ama vicdani mastürbasyon bu kastım. Yoksa kimsenin cinsel hayatı değil.

Bunlar öyledirker ki, höt deyince al sana göt derler, bunlar öyledirler ki onlarca kişinin yedikleri kul hakkını ramazanda kestiği kuzuyu akrabalarına ya da cemaatlerine dağıtıp sonra -af dilerler- demeyeceğim çünkü bu onlar için normaldir.

Bunlar öyledirler ki, yedikleri tüm pisliklerin, söyledikleri tüm yalaların, affı olmasa bile vicdanını rahatşatmak yani vicdani mastürbasyon için, 31 çekmek için devede kulakla yetinirler.

Bunlar zamanında (ben 17 yaşındayken) bana yetiştirme yurdu psikoloğunun dediği gibi, sabah akşam kuyu kazar, vizon kürk giyer sonra ayda bir pastanenin 2 gündür satılmamış çikolatalı kekini yurda getirirler.

Ama içleri rahattır, sevap işliyorlardır.  Giydiği kürkün üstündeki kul hakları umurlarında olmaksızın, götü boklu 3 pasta ile vicdanlarına otuzbir çektirirler.

Sadece bü türler mi? Hayır. Bunların devrimci sosyalist olanları vardır emek paylaşım derler, ama yemeği karıları yapar bulaşıkları karıları yıkar. Eşitlikçi dünyaya evlerinden başlamamışlardır.

Bunlar ne tartışırken göze bakabilirler, ne dua ederken gökyüzüne.

Bunlar öyledirler ki, öyle yaygın, öyle sinsi, öyle gizli öyle pisliktirler ki, bazen patrondurlar. 3 günlük tatil parasını bir çalışanının yıllık zammına eşit olduğunu düşünmezler. Zam yapmaz tatil yaparlar.

Bunlar öyledirlerki, giydikleri bir ayakkabının, sülük gi,bi üstünden geçindiği vkişilerin kaç aylık gelirine eş değer olduğunu düşünmezler. Ve Af dilerler.

Bunlar oruç tutmazlar, sadece aç kalırlar. Gün boyu aç kalıp akşam en lüks kebapçıda tıka basa Zıbarana dek yerler.

Bunlar çok iyi bilir kendilerine duyulan içten içe nefreti. Bunun için kimi zaman faşizme, kimi zaman liberalizme, kimi zaman dine sığınırlar.

Ve bunlar öyledir ki, sıçarlar, foseptik bataklık oluşur, sıçmaya devam ederler, ama sinekleri bazen avlayıp beyinen otuzbir çekerler.

Ve bunların bahaneleri çoktur. Ceddine dek pisliğe batmış oldukçarı için temiz görünmeye çalışırlar. Tıpkı parfümü bok kokusundan kurtulmak için icad eden fransızlar gibi.

Ve bunlar, ve siz, ve üstüne alınmayan ben onlardan değilim diyenler. Kötü haber sadece öbür dünyada yanmayacaksınız, bu dünyada da mahfolacaksınız.

Yediğiniz bir akam yemeği, bazen kan bazen sömürü üzerine kurulmuş. Ve o akşam bıraktığınız bahşiş için sizin yanınızdakiler kimi zaman ağlıyorlar.

Haksız adam ya korkar pısar (dün gördüm) ya da zeytin yağı misali üzte çıkar (hep gördüm).

Ne nazım üstadın şiiri, yıllar geçti ama siz değişmediniz. Varın çekin o otuzbiri. Boşalınca kısa süreli vicdan azabı yaşacakacak ama hayatınıza devam edeceksiniz.

Hadi bütün bu vicdanını rahatlatmak için yapanlar, ama uyku uyuyamayanlar ve yatacak yeri olmayanlar için geliyor.

—-

Dünyanın En Tuhaf Mahluku..


Akrep gibisin kardeÅŸim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeÅŸim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir deÄŸil,
beÅŸ deÄŸil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeÅŸim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!


Bu yetmediyse:

  • Bir kimse Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa fakat üzerinde bir kuruÅŸ kul hakkı bulunsa, bu bir kuruÅŸu ödemedikçe Cennete giremez
  • Size haksızlık eden, zulmeden, malınızı mülkünüzü gasp eden aslında size iyilik etmiÅŸtir. Eyvah onların haline. Sen mazlum, onlar zalim. Alan düşünsün. Ahirette zalim aÄŸlayacak, mazlum gülecek. Zalim verecek, mazlum alacak.

kulaklık için mp3 sesi yükseltici (cep telefonu, mp3 player falan için)

Geçenlerde ucuza çakma bir telefon aldım. (Daxian t18 iphone taklidi)  Çakma dediğime bakmayın ha iyi bi alet. Ancak hoparlör güçlü olmasına rağmen kulaklıktan ses az geliyor. Gittim orijinal samsung kulaklık aldım , tamam fena değil ama kesmedi.

Çözümü müzisyen kimliğimle buldum hehe. Mp3 Gainer diye bir program. Bu program mp3 dosyalarınızın ses düzeylerini artttırıyor. Bu sayede daha yüksek sesle müzik dinleyebiliyorsunuz. Ha ancak çok abartırsanız ses distorte olur.

Programı http://prdownloads.sourceforge.net/mp3gain/mp3gain-win-1_2_5.exe?download adresinden indirin. İşin güzel tarafı klasör seçerseniz ordaki tüm mp3leri normalize eder aynı sese getirir. Aman sakın 101 db den fazla ses vermeyin distorte olur patlama olur.

Ama bu sayede cel telefonumla baba gibi müzik dinliyorum.

Haa bu arada sakkın bir aklı evvel gelip bana goldwave cubase demesin. Biz de biliyoruz onları kullanmayı ve mix yapmayı, basları tizleri ayarlamayı. Ama 1200 şarkıyı teker teker yapmak zor bu biiiiir. İkincisi de bu yazılım beleş ve amatörler için.

Öptüm al yanaklarından gül yanaklarından sendrom okuru

drm lisans korumalı wma dosyalarını mp3 yapalım

hepimizin başına gelmiştir, bir yerden drm korumalı bir parça indiriyoruz, ya da cd den kaydediyoruz ama bunu örneğin mp3 playerımızda, dvd playerımızda dinleyemiyoruz.

bunun için dosyayı mp3 formatına çevirmek gerek ki bu oldukça basit, peki nasıl yapacağız? öncelikle bu linkten http://www.mp3mymp3.com/tank/mp3mymp3install.exe programını indiriyoruz, ve bilgisayarımıza kuruyoruz, setup kısmı biraz uyuz ama olsun. kurduktan sonra yazılımı çalıştırıyoruz ses kaynağı olarak stereo mix i seçiyoruz, sonra winamp ya da media playerda istediğimiz şarkıyı çalıyoruz, ancak çalma işleminden hemen önce, kayıt için yazan kırmızı butona tıklıyoruz, kayıt bitince de stop diyoruz ve mp3 olarak kaydediyoruz.

bu şu anlama gelir, ses kartınızan ne duyuyorsa onu kaydeder, internette dinlediğiniz streaming radyolardan kayıt da yapabilirsiniz. ama bence windowsun seslerini önce iptal edin, yoksa misal şarkının ortasında msn den birisi titreşim yollarsa onu da kaydeder şarkı ortasında dırııın diye ses gelir.

öptüm gül yanaklarınızdan

softline 407 webcam driver (diğer sürümlerde de çalışabilir)

bu web kamerasını yeğenim bırakmıştı çalıştıramamış çünkü hakkaten de sürücüsü çalışmıyor.
ben de internetten çalışan bir sürücüsünü buldum arzı eden http://www.sendrom.net/up/webcam.rar adresinden indirebilir
ama bana sorarsanız gidip adam gibi bir webcam alın da böyle sürücü aramaktan kurtulun :) nedir kardeşim bu çinde kiloyla satılan usb bellek ve webcamlerden çektiğimiz :)

html renk kodunu VB renk koduna çevirelim

hala vb 6.0 kullanan var mı demeyin ben kullanıyorum ve genel tasarımı ps de yaptığım için renk kodlarını html olarak almak benim işime geliyor.

bunları visual basic renk koduna çevirmek için ne yapmak gerekiyordu unuttum ama bunun için hazırladığım mini bir programcık var, html kodunu paste edin diğer kodu versin.

buradan indirebilirsiniz

etkili dosya arama win 98 gibi

windows xp nin masa üstü aramasının ne kadar kötü olduğu aşikar. bunun için gelişmiş yazılımlar var google desktop gibi ancak ben kullanmayı sevmiyorum. bir klasördeki asp dosyalarının içerisinde mail_at fonksiyonu geçenleri de xp bana listeletemiyor.

bu iş için minnacık bir yazılım var uzun zamandır kullanıyorum belki ilginizi çekebilir. effective file search istediğiniz klasör ya da sürücüde detaylı arama yapmanızı sağlıyor ve indexlemesi yok anlık arama yapıyor. istediğiniz zaman çalıştırıp arayabilirsiniz. söz konusu yazılımı http://www.sowsoft.com/download/efsearch.zip adresinden indirebiliriz.

taksici hikayelerim

Hayatımın çok büyük bir bölümünde ulaşım aracı olarak taksi kullandım. Şu anda verdiğim bir sözden dolayı pek binmiyorum. Ancak bayağı bir taksici hikayem mevcut. Biraz anlatayaım.
Şöför değişimi

Bir keresinde kızılaydan taksiye bindim, her zamanki gibi tunalıya evime gidicem. Gidiyoruz esat tarafında 2 tane hatun taksi arıyor. bildiÄŸin manken gibi kızlar ve çok yüksek ihtimalle diÅŸiliklerini “profesyonelce” kullanıyorlar. Taksici de abi ÅŸunları da alalım ama durak deÄŸiÅŸimi yapıyoruz dedi, bir ÅŸey anlamama ve söylememe fırsat vermeden durdu kızlara yalnız şöför deÄŸiÅŸimi yapıyoruz dedi. Yani duraÄŸa gidceÄŸiz de ben devralcam taksiyi ben de taksiciyim yani :D Neyse bindi kızlar. Taksici bana sormaz mı “ya demek yarın çalışmıyorsun ha abi” ben de “evet ya bu akÅŸam çalışıcam yarın gelmicem duraÄŸa çok yoruldum” falan dedim :D Ancak kızlar benden önce inecekleri için (hemen hiltona gidiyorlarmış) taksicinin hayalleri suya düştü. Hani ben inince devam edicek ve ayarlayacaktı yaaa.

Abi dedi yol uzun olsa ayarlardım, zaten delikanlı 2 yakışıklı adamız falan dedi (hakkaten de adam da tip olarak fena değildi) Sonra çapkınlık macrealarını anlatarak eve bıraktı beni. İndim ulan dedim ne olay bee. Yalnız hiç bozmadım adamı direk taksici rolü kestim.

Action filmi

Yine bir seferinde klasik kızılaydan tunalı seyahati. Bindiğim takside kaliteli bir LCD ekran vardı adam da orda kavgalı dövüşlü silahlı bir film izliyor. Başadık yola, yalnız film sardı beni de başladım izlemeye. Adam da bir yandan izliyor bir yandan kullanıyor tek gözle. Sonra bir de tuttu bak abi sen kaçırdın binmeden dedi. Şu var ya aslında o da polis bunların için ajan olarak girdi diyerek bana eksik bölümleri tamamadı. İzleyerek eve geldik. İndim parayı verdim eve çıktım.

Bacısını 61 kere

O gün aşırı derecede sinirliydim, ama ne sinir ÅŸakaklarımdan ateÅŸ çıkıyor. Bindim taksiye, kızılaydan tunalı yine.  Taksici de zayıf birisi, meÄŸerse hastaymış 1 aydır yatıyormuÅŸ sol tarafına felç inmiÅŸ. Ama mecburen çalışmaya baÅŸlamış. Sadece yürürken baston kullanıyormuÅŸ bazen ama araba kullanmasına engel yokmuÅŸ. Bunu anlattı. Bu sebeple de benden az önce polis haksız yere ceza yazmış 61 tl. Bu da bir sinirli olayı anlatıyor. Diyor ki bana 61 milyon kesti ya onun anasını bacısını 61 kere ÅŸeyedeyim (tabi adam burda ÅŸeyedeyim demedi). Ben de o gün deli gibi sinirliyim zaten. Ben de baÅŸladım olur mu lan öyle şey vay o… çocukları diye söve saya eve geldik :D Olayı gören bir bayan avukat kartını vermiÅŸ ve cezaya itiraz için dava açmasını söylemiÅŸ. ve ücret de almayacağını söylemiÅŸ. HelalleÅŸtik indim arabadan.

Kısa Kısa

Daha çok var ama biraz da kısa kısa geçeyim. Bir taksici, abi bak her zaman gittiğin yoldan başka daha uzun bir yoldan gittiysem eğer o zaman eksik ver abi demişti. Bir diğeri muhabbete  ısınıp akide şekeri ikram etti, aldım, bir tane daha verdi. Bir diğerine ben polo nane şekeri ikram ettim. Tek kelime etmeden kıtır kıtır yiyerek devam ettik. Bir seferinde AŞTİ ye gideceğiz ancak zaman az. Annem taksiciyi gaza getirmek için, geçen sefer adam nasıl gitmişti ulaş ya 15 dakka da götürdü bizi dedi. Adam da aldı gazı, aştiye vardık, bak yenge ben de 12 dakikada getirdim demez mi :) Birisi evliymiş ama 3 de sevgilisi varmış onu anlattı, birisi yeni kokoreç almış tam yicekken ben binmişim, adam da yiyemedi tabii, ama elimde dürüm çiğ köfteyi görünce, ha oh be abi ben de senden çekinmiştim dedi. Yemeklerimizi yiye yiye eve vardık. Hatta içime hava çektim, acı mı geldi abi dedi :D Bir başkası ağustosta hava cehennem gibiyken, abi çok özür dilerim dedi, kaçtır müşteri biniyor bir su alamadım şurdan bi su alsam dedi. Tabi dedim bak keyfine. Sen de ister misin dedi. Sağol dedim. Gitmiş bana da su almış, sıcakta kana kana içtik :) Birisi radyo dinliyor, ankaragücü gol yedi. Şerefsiz ankaragücü dedi küme düşücez dedi. Futboldan zerre anlamam ama, evet ya şerefsizler bir güldürmediler yüzümüzü gibi bişiler dedim.

Daha çoook var, ama sanırım yeterli.

Not: SDS

garip ama sinirliyim

İnsan bazen sinirli oluyor, ben çok fazla olmam ama bazen ben de oluyorum işte. Eh doğal olarak insanım. Hoş bazıları beni çelikten zannetse de öle değilim. Gayet de etten kemikten yapılmış biriyim.

Bazen yoruluyor insan, neden? Her şeyden,  evet her şeyden yoruluyor. Bazen siktirolup gidesi geliyor insanın.  Ama gitmek sorunları çözmez, eğer kendini de yanında götürüyorsan hiç bişeyi çözmez işte.

Sorunlar senden kaynaklanmasa da çözmez. Ama bazen insan yeter demek istiyor. Haşa isyan etmek olmaz, üzülmek bile isyandır bazen, sana taktir edilmiş olana karşı çıkmak da isyandır ama.. Bazen insan yeter diyor.

Ya da şunu diyor, ne istiyorsunuz benden? Tamam dünyanın en boktan insanı da olabilirim, -ki değilim- ama kimseye zarar vermiyorum. Lan ne yapıyorum be, sıradan normal biriyim işte. Derdiniz ne benle? Ne oğlum derdiniz.

Sikko sikko ÅŸeyler yaÅŸamak zorundamıyım lan ben? Ben “action” dan kaçtıkça bir yerde gelip beni buluyor “action”. Bana ne oÄŸlum yaÅŸayın gidin, beni neden uyuz ediyorsunuz? Aha adım gibi eminim ki bunu da birileri üstüne alınıp yine hede hödö yapcak.

Habire hiç yapmadığım şeylerin sıkıntısını mı çekicem lan ben? Ya nolur bi siktirin gidin lan, bana ve çevreme zarar verip sıkıntı yaşatmayım. İlla gırtlağına mı basmam lazım. İlla anlayacağınız dilden mi konuşmam lazım?

Aaaa küfür ediyorum dimi, aa ulaş küfretmez, ulaş üzülmez, ulaş bilmemne yapmaz, yorulmaz 24 saat çalışır, herkesi mutlu eder. Bok eder.

Kendi halinde işini yapar, iyi de yapar, yardım eder, iyi de eder ha, ama hep yapmadığı, etmediği, şeylerden dolayı sıkıntı yaşar. Hayattaki tek sorunlarım dağınık birisi olmak, ve yardımsever olmak.

Ben de yoruldum biliyor musun? Hakan Türkçapan bende  “hero sendromu” olduÄŸunu söylemiÅŸti. Yani kahraman gibi her ÅŸeyi çözmek istediÄŸim fazla yardım edip deÄŸer verdiÄŸim ve kendimden çok baÅŸkalarını düşündüğüm.

Son sözüm yine kibarca lütfen. Kabalaşmayacağım şimdilik ama az kaldı.

Not: Bunlar sana deÄŸil.

inadına seviyorum

Cemi çok severim, duygularını şarkılarında çok güzel ifade edebilen birisi bence.

Hele ki şu şarkısı çok güzel.

bu şehir bu sokaklar hiç bu kadar güzel olmadı
ve ben hiç bu kadar iyi olmadım
hiç bir şey, alıştığım gibi değil
dün bitti ve hiç bir şey, baştan değil

BU ŞEHİRDE SADECE SEN VE BEN

Evet ne demek bu şehirde sadece sen ve ben? Seni çok seviyorum ve başka hiç bir şey umurumda değil demek.

Ben de inadına seviyorum, bir sürü şey ters gitse de, yeşilçam filmi gibi şeyler de olsa.  Tek istediğim sevip mutlu olmak.  İlkerin dediği gibi, hile oyunu kazandırabilir, ama kaderi değiştiremez

Bu arada geçen dün Doç.Dr. Hakan Türkçapan’ın hangi hastanede çalıştığını bulmak için adını google a yazdım, 2. ve 3. sırada benim sitem çıktı :D MuhteÅŸem bir adam, gözünün bir bakışından, cümledeki bir kelimeden her ÅŸeyi anlıyor ve elinde sihirli deÄŸnek varmış gibi çözümlüyor. BiliÅŸsel terapi rulez derim.

Son olarak

benimde bu dünyaya gelişim
hey canım rinnanay rinna rinnanay
bir güzelden ötürü
hey canım hey…

Anladın sen onu ;)

çok mada faka var şarkılarında

Başlık ceza ve killa hakanın son şarkısından, cemille bunu bol bol dinler söylerdik.

Pazar çok garip bi gündü, tam bipolar bi gündü. Hem mutluluğu hem siniri beraber yaşadım iyi geldi bünyeye hehe.

Full mutluluk neşe yanına bazen de böle gariplikler de lazımmış. Anlamıyom hiç bişi, kızıyorum bazen ama kasmıyorum da anlamak için. Tercihim belli benim, mutluluk.

Neyse akşam oldu eve geldim, bilgisayar başına geçtim (çok şaşırtıcı dimi).  Biraz uyuzluk yaptım millete hehe.

Cemil bir video eklemiÅŸ, sagonun beyaz show videosu, oraya beni de davet etmiÅŸti, bide aşık olduu kızı da davet etmiÅŸti kız gelmedi. Ben de altına yorum yazdım. “Güzel video keÅŸke ben ve davet edilen ama kadir kıymet bilmeyen birileri de gelseydi” diye.  Cemil de abi sen de hep diss atıyon ya naapcaz gibi biÅŸi dedi. Cemilden daha kızgındım kıza. Ama sabah kalkınca sildim, benim yüzümden papaz olmasınlar eheh.

Özgeyle konuştuk biraz, ben lost izlicem zuzu dedi. İyi bok var git izle 2 dakka durma şurda die ona da kızdım.  Ha ayrıca sarsın die 3 bölüm izledim lost u bi skimsonik olmadı. Sağlıkbanktan ümit ile biraz asp yaptık. Çocuk canavar gibi, nası yardımıma koşuyo helall olsun. Ama hiç bi iyiliği de karşılıksız bırakmamm. Sonra Merve Altay aradı (a.k.a kankaların gülü) bir saat falan telde konuştuk.  Hatun da haklı be birader öte yandan. Yazının burasında kültablasını boşalttım, gece çekirdek çitlemiştim de sigara onu yakınca ortalık sobalı ev gibi kokuyo

Sonra uyumuş kalmışım. Tabii ki msn açık biçimde. Sabah 5 te uyandım biraz yatakta dolandım ama ı ıh yok uyku gitmiş, bilgisayara geçtim. Bir sürü mesaj gelmiş, çoğu da uyudun sanırım die bitio hehe. Ama bayadır konuşmadıım birisi de mesaj atmış ona şaşırdım biras. Sonra sabah 6 da Cem mesaj attı.

Elini eteÄŸini çektin alemlerden kanka hayırdır dedi. Ya dedim iÅŸ güç, bide meteliÄŸe kurÅŸun atıyoruz bu aralar kriz var. Hayırlısı kanka dedi. Ama cumaları aksatma dedi. Nası yani dedim. “first namaz, and then rock and roll night” dedi, yeah iÅŸte budur dedim. Duyduum en güzel mantıklı ÅŸeylerdendi son zamanlarda. Bide ayın 13ünde istanbulda konserleri var ben de gidicem. Cemil de gelir, iyi olur hoÅŸ olur takılırız süpersonik olur. Sonra sigara almaya çıktım, lan sabah 6 da her yer kapalı bu nasıl esnaflıktır be. EÅŸÅŸek gibi yürüdüm millet de iÅŸe gidiyo falan. Sonra yine bir sabaha karşı çıkıp sigara ve viski almam, bir köpeÄŸe de topkek almam geldi aklıma. O zamanki hüzünlü “her ÅŸey çok farklı olabilirdi” düşüncem geldi. Gülümsedim, farklı da olsa aynı da olsa tınnn dedim. Hüzün müzün çekcek durumda diiildim. MutluluÄŸu tercih ediyordum.

Akşam azcık sinirliydim ya, canını sıktıım kimseler olmuştur, uyuzluk yaptıım ama özür dilemiyorum ehuhe, bana ne lam hep ben çektim siz de çekin beni bi kere de alla alla.

Ha ayrıca çağla, haklıymışsın kapı duvar hususunda ;)  

Not: Birisi geçende yorum yazmış, psikolojik deli, seni tedavi eden doktor da kafayı yemiÅŸtir, sen nasıl bir yaratıksın falan demiÅŸ. Bide kimim tahmin et demiÅŸ.Â
Evet deliyim inkar eden mi var? Ayrıca psikolojik deli ne ezik? Psikolojik olmayan deli nasıl oluyor? Ha doktorun telefonunu veriim git bak delirmiş mi o da, delirmemişse sen de git tedavi ol bence. Ayrıca kim olduğunu tahmin edemedim. O kadar gereksiz, ezik kız dolandı ki etrafımda, sen hangisisin, mutluluğumu neden kıskanıyorsun bilemedim. Götün yeseydi adını yazardın zaten muahah. Ooof uğraşamam.

Hadi ben giyinip işe gidiiim, şu sms paketlerini bitiriim. Lam giycek bişi de kalmadı evde, eşoflamla mı gitsem işe ehehe.

Mucukk öpüldün sendrom okuyucusu, bu arada okuyucu sen de az deli diilsin. Ne halt yemeye girip bunca kişi okur ki siteyi anlamıyom. Binden fazla kişi geliyo hergün. Ama hoşuma da gitmiyo diil.

Mujuxxxxxx  

kızgın gördüm seni ya da sorunları ayrıştırmak

Bugün deÄŸiÅŸik bir gündü, uzunca süren bir görüşmem vardı, olumlu geçti diyebilirim.  İşe bayağı geç gittim uzun zaman sonra ilk defa, ama şirket tatsızdı diyebilirim. Asık yüzler, tatsızlıklar…

Sonra eve gelmek için tunalıda indim otobüsten, yolda bir telefon görüşmesi yaptım, aslında bu görüşmeyle biraz huzurlu olacağımı düşündüm ama bilakis tersi oldu.

Bugün erman bey bana sorunları ayrıştırmaktan bahsetti. Sanırım avrupda ilkokuldan itibaren verilen bir eğitimmiş bu. Sorunları ayrıştırma eğitimi ve bilinci. Bunun sonucunda kişiler, iş sorunlarını eve taşımıyor, ev sorunlarını işe. Ahmetle olan sorunları yüzünden mehmeti suçlamamak. Ya da ahmet, mehmet,hasan,hüseyinle sorun yaşayıp. Tüm kişilere olan inancı yitirmemek gibi.

Ne bileyim ya da, kendi sorunlarını, eksiklerini vb başkasına yüklememek gibi. Neyse olay esas bundan sonra gelişti. Anlatayım:

Eve gelmeden önce, Dubonnet wine house a uğradım. Sigara almak için.  Oradaki şarap gurmesi Hasan.

Ulaş abi kızgın gördüm seni , yoksa üzdüler mi ulaş abimi dedi. Yaş olarak aramızda pek bi fark yok ama saygısından dolayı bana ulaş abi diyor. Ben de evet biraz sinirli gibiyim dedim birazcık konuştuk ayrıldım eve geldim.

Eve geldim, bilgisayar açtım, ardından msn. Ben msn de online olur olmaz “cnmmmmmmmmm” diye bir mesaj geldi. Mesaj Merve’den di. Can dostum DEGK merve.

Hemen ardından gerçek kardeşimden mesaj geldi.

UlaÅŸ The Lover Punk: :)
Cemil Alpay Sünnetci:nasıl geçti günün abi
Cemil Alpay Sünnetci:bi yorgunluk varmış gibi üstünde

Ve sonra ÅŸaka gibi, annem aradı. Haziranda 3 yaşına girecek olan yeÄŸenim aÅŸkım bebeÄŸim yaren dakıma öpücük diyormuÅŸ. Msn de görmüş beni öpücük atmak istemiÅŸ ama bilgisayar kapandığı için tel açmış annem. Telefona verdi, “öpüyoum dagı, seni cok dudu ” dedi. Yani öpüyorum dayı, seni çok seviyorum. İlk defa telefonda konuÅŸtu benimle.

Daha sonra baro mesaj attı, en zor anında yanında olduğum için teşekkür etti beni çok sevdiğini söyledi.

Ve ardından Özge (cimcoz) zuzuuu nasılsın iyi misin die mesaj attı.

Ve durdum düşündüm. Şaka gibi. Canım sıkkın ve benden kaynaklanmayan şeylerden dolayı sıkkın. Belki de birileri sıkmış. Ama önce evin yanındaki şarap evinden Ulaş abimi üzmüşler mi diye tepki geldi. Ve sonrası.

Ben hiç bir şey yapmadım, ama söz birliği etmişler gibi, tüm sevdiklerim, sevenlerim birden mesaj atmaya başladılar.

 

 Şimdi bu durumda kızgın olabilir miyim? Sinirli olmaya hakkım var mı? Bence yok.

Sorunları ayrıştırmak diyince, aslında benim sorunum yok :) Ama sorunları ayrıştıramayıp beni sorunlara dahil eden, ya da sorunlarından dolayı sorun yaratanlara gelince de.

Sicktirin gidin lam, hiç uÄŸraÅŸamam, ben sorunsuz hayatıma devam edeceÄŸim. İsteyen gitsin baÅŸka yerde sorun yaratsın. Azcık yüzüm asık diye bunu görüp de, ve hatta görmeden de, msnden de, hisseden de, ilk defa bu akÅŸam benimle telefonda konuÅŸan minik prensesime de ve sebepsiz deÄŸil bunları bana gösteren gönderen O’na teÅŸekkür ederim, şükrederim.

 Not: Ruh ikizim merve, seni seviyorum iyi ki varsın. Hadi dön artık marketten de aşklarımızı konuşmaya devam edelim. O çok özel birisi, biraz sabret ve gör onunla mutluluğu : ) Ben kaaaç aydır sabrettim yaa
Not 2:Cemil, çok özledim be oğlum. Hadi gel abini yalnız bırakma. Ya da dur ben geliim heheh. Garanti cep bank mı demiştin en son.  Nasıl bir güzel kardeşsin sen.
Not3:Barrooo snıf snıf, baron da seni çok seviyor, boşver olanları
Not4:Hasan; ulaş abini kimse üzemez merak etme.
Not5:Esas ben seni çok seviyorum canım aşkım bebeğim güzel yeğenim yarenim.
Not6:Birisi: iyi bok yedin, ne geçti eline? Hiç bir şey. Kızarım tabi, kick ass de yaparım.
SON NOT: NEFESİM, SEN HERŞEYDEN MUHAFSIN, SENİ 1 SANİYE KOKLAMAK TÜM DÜNYAYA BEDEL, BÜTÜN DÜNYANIN ANTİDEPRESANLARI SENİN BİR ANLIK DİLİNİ ÇIKARTMAN, BİR ASMA YÜZÜNÜ ÇOCUK DEMEN KADAR ETKİLİ OLAMAZ. KURBANLAR KESERİM SANA GÜZEL NAZLI BEBEĞİM. AYRICA İKİMİZ DE TIRNAKLARIMIZI KESELİM BU GECE :)

ve nihayet sistem bitti

On aydır üzerinde çalıştığımız sistem nihayet bitti. Geçen Pazar sabaha karşı 5 gibi İlker ile dans ederek yayına verdik. Neredeyse ağlayacaktık. Bu sistemin bizim için önemini kimse bilemez. Neler oldu ki bu süreç boyunca.

 

Hayatımın en garip, en önemli, en güzel, en kötü şeylerini bu süreçte yaşadım. Ve bitti BİTTİ BİTTİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ.

 

Yeni bir reklam sistemiyle sektörel reklamda devrim yaratıyoruz. Ama bitmedi şimdi yeni bir sisteme başlayıp görenlerin şapkasını uçuracağız. Asla durmak dinlenmek, yerinde saymak yok. Ulaş FIRAT bomba gibi devam edecek.

 

Neler olmadı bu on ayda, ilkerle deli gibi kavgalar mı etmedik, deli gibi aşık mı olmadım, ağladım, güldüm, süper insanlar tanıdım, dostlar edindim, mutlu ettim, mutlu oldum, üzdüm, üzüldüm. Kısacası bu on ay bir ömür gibi yaşandı. Saat 4-5lerde sabaha karşı eve geldim, çok çalıştım, deli gibi çalıştım. Ama değdi ve bu sadece başlangıç. Tam gaz devam edeceğiz.

 

Ve sizler, sizlere bu süreçte beni mutlu ettiğiniz, mutsuz ettiğiniz, destek olduğunuz, köstek olduğunuz yani her şey için teşekkür ediyorum. Aşağıda Thank List var. Sıralama önem ya da alfabetik değildir.

 

İlker: Baştan beri projeye inandığın için, son dönemde html öğrenip destek olduğun için. Başımın etini yediğin için, ve sonunda gerçek birer sevgi yaşadığımızı bana hissettirdiğin için.

 

Dr. Hakkı Öcal: Bu süreçte işle ilgili, kişisel her türlü sorunumu paylaştığınız için, sevgilerim, yaklaşımlarım düşüncelerim ile ilgili bıkıp usanmadan yazıştığınız için. Manevi babam olduğunuz için.

 

Annem ve babam: Her türlü desteğiniz ve güveniniz için.

 

Cemil Alpay Sünnetçi: İnanılmaz desteğin için, serverların için. Yardımların için. Geceleri kahkahalarla paylaştığımız aşk hayatımız için. Sen olmasan inan bu proje bitmezdi.

 

Baro: Sistemden her sıkıldığım zaman yanımda olduğun için. Güzel şarkıların için. Can dostluğun için.

 

Merve Altay: Saatlerce bitip tükenmeyen dostluğun, sorunlarımızı paylaşmamız. Baronun sevgilisi olarak onu mutlu etmen ve Ulaş’sız msn yıldızsız geceye benzer dediğin için.

 

Ceren: Katıksız güvenin ve desteğin için. Sen yaparsın yılma yorulma sözlerinle gaza getirdiğin için. Sevgin için.

 

Bayan Gıp Gıp: İşle ilgili inanılmaz yorumların için. Sabahlara dek konuşup beni rahatlattığın için. Hediyen gömlek için (hala giyiyorum)

 

Pelin: Punk yardımları için, Her isteğimde bir şekilde hallettiğin ve ulaş yaparsa en iyisini yapar sözlerin için.

 

Cem: Yeni albümün şarkılarını herkesten önce paylaştığın, her aşkımda üzüntümde, boş ver kanka diyip bir zamanlar halim vaktim yerindeydi şarkısını kol kola gece bağırarak söylediğimiz için. Beni her şeyden çok mutlu eden sesin için.

Devrim: Gece, gündüz saat farkından dolayı sohbetlerin, Sinirlerimi yatıştırman ve her türlü paylaşımın için.

Starbucks: Her sabah aldığımız Caramel Macchiato ve Fındıklı Americano için.

 

Defne: Her konuda, hem iş, hem teknik hata ayıklama hem de özel sohbetlerin için, sevgili kardeşim benim.

 

Doç. Dr. Hakan Türkçapan: Hayatımı değiştirdiğin için.

 

Merve (d.e.g.k): Ruh ikizim olup, iyi kötü her yaptığımı onayladığın ve aşk ile mantığın farkını gösterdiğin için.

 

Haluk Levent: Sağlıkbank marşları haline gelen şarkıların için.

 

Bayan Gıcık: 24 saat çalışmama yol açtığın için, bana bazen saf, bazen deli dediğin, ama beni hep sevdiğin için (tamam ne mavi ne pembe, gri : )

 

Dr. Sedef: Ara sıra kızıp konuşmasan da, bir terapist gibi mantık ötesi yorumların,  En büyük sırlarımı paylaştığın. Projelerime güvendiğin ve kolumu çimcikleyip, ayağımı gıdıkladığın için.

 

Ablacım: Bu süreçte senin tüm işlerini aksatmama rağmen çok kızmayıp sadece püçercik dediğin için.

 

Yeğenim aşkım bebeğim Yaren: Dagali nap diyip kucağıma geldiğin için.

 

Murat: Hata ayıklamaların, her Dakka bişey çıkarman, Ulaş beyden daha iyi bir programcı dünyada yok demen. Evlilik ve kadınlar konusunda da konuşmalarımız için.

 

Ayça Hanım: Hafiften gıcık olup, ama yiğidi öldür hakkını yeme sözünden düsturla güzel yönlendirmelerin, leziz kahveler, sigara bitince paylaştığın davidoff lar, ve gıcıklığımı çektiğin için.

 

Cimcoz: Kedi köpek gibi didişmemize rağmen bana olan inancını yitirmediğin, en zor anımda yanıma geldiğin, başka zor anlarımda da ektiğin, kimi geceler attığım mesajlara ısrarla kızmadığın, bana zuzum dediğin, ve hep gıcıklaştığımız için (hede hödö, bla bla)

 

Selçuk Yavuz: Hem teknik hem dostane destklerin için. Bu arada bir dahaki sefere nar şarabı değil, hafif ama kafa yapan bişey içirirsen şansın artar :P

 

Ve ve ve son olarak: Kendime teşekkür ediyorum, bu zorlu sınavın altından alnımın akıyla çıktığım ve hem kendim hem insanlar için dur durak bilmeden çalıştığım ve varlığım için.

 

Proje esnasındaki yaşananlar ve diyaloglar devam edecektir. Bir örnek.

 

İlker: Hacı mistik, bu tablo tam oturmadı.

Ben:Hacı misvak, border 1pixel ver bakalım yicek mi.

 

seviyorum aşığım

Bundan 2 ay kadar önce Cem’le beraber yolcu bar da oturuyorduk. Daha önce ordaki bir barmaid için pek hoÅŸ bir kızmış demiÅŸtim.  Ancak o sefer gördüğümde, pek de güzel deÄŸilmiÅŸ dediÄŸim zaman Cem’in verdiÄŸi yanıt “sen 1-2 kadeh rakı iç bak nasıl güzel gelicek”

Sonsa bir garson bayan geldi, siparişleri getirdi, cem kıza baktı. Seviyorum aşığım  dedi. Pek de şeker bi kızdı gerçekten de. Neyse ordan bir başka yere gittik, orda da yanımızdan güzel bir kız geçti. Cem yine seviyorum aşığım dedi. Meğersem bunu şundan dolayı diyormuş.

Aylaaar önce ismi lazım değil bir arkadaş, bir diğer arkadaşa, bak kızı sevmiyorsan söyle ben mesaj atıcam dedi. Bizimki de artık sevmiyorum diyip kestirip attı. Cem içinden bu muhabbet patlar demiş. Patladı da netekim. Sen nasıl bir zamanlar benim hoşlandığım kıza mesaj atarsın ile başlayan salak bir kavga başladı. İsmi lazım değil arkadaş bağırarak taksiye binip gitti. Zaten ota boka asılan, ama bu karakteri ile kimseyle olamayan bi tipti.

Neyse, iÅŸte Cem’in dediÄŸi de buymuÅŸ. Artık sevmiyorum diyince bu kavga oldu ya diÄŸer 2 kiÅŸi arasında. Cem de güzel birisini görünce seviyorum aşığım diyor. Bu ÅŸu demek, ona bakmayın.

Evet bu cümleyi duyduktan sonra kim olursa olsun ona bakılmazz. Artık yengedir. İki dakika için yanımızdan geçen birisi de olsa.

Sonra şöyle komik diyaloglar geçti.

Ben: Bu seviyorum aşığım dediğin kız değildi ya o başkaydı.
Cem: Hayır buydu, hem olmasa bile seviyorum aşığım dedik ya. Yoksa senin seviyorum aşığım’ın bu muydu.
Ben: Yok yok benim seviyorum aşığım’ım bu deÄŸildi.
Cem:Tamam iÅŸte bu benim seviyorum aşığım’ım.

Bundan sonra görülen, beğenilen, hoşlanılan kızların adı seviyorum aşığım olarak kaldı.

-Senin “seviyorum aşığım” nasıl görüşebiliyor musunuz
-İyi abi görüşüyoruz arada, senin “seviyorum aşığım” nasıl

Bu arada, son geliÅŸmeleri duyunca pek sevindiler. Ceme türkçe, Katia’ya ingilizce anlattım. Heyt be kanka helal sen mutluysan biz de mutluyuz dedi saÄŸolsun.

Kısacası: Seviyorum aşığım nazlı kuzummmm

Not:İlkercim, kim o nazlı kuzu diye sorma, sendromun birinci kuralı sendrom hakkında soru sormamaktır. Heralde istesem adını yazardım. Ama sana söz, söyleyeceğim o kişiyi zamanı gelince. Önce babama sonra sana :) Tabi zamanı gelirse. Zaten bu yazıdan 4 saat sonra görüşüp kod yazıp sistemi hayata sokucaz.

SEVİYORUM AŞIĞIM ULENNNNNNNN

bu gönül ona torpil geçiyor

Bugün Hakan bey ile konuştum, bu arada top sakal yakışmış :) Çok şey konuştuk, kararlarımda haklı olduğumu ondan duymak mutlu etti beni.  Kişilerin psikolojisini değerlendirmesi, nokta atışı yaklaşımları ve her söylediğinin çıkması. Yahu yok böyle bi adam.

Neyse konuya geleyim. Yahu bu gönül ona torpil geçiyor, Tarkan’ın ÅŸarkısında dediÄŸi gibi. Ne yapsa inadına hoÅŸ görüyor. Çünkü çokkkkkkk tatlı ya o. Kızamaz ki insan, bana ne derken, omuzlarını silkerken, ÅŸekerce konuÅŸurken, tartışlırken bile tatlı. Tartışırken bile kızmıyor gülüyorum.  Gıcıklığı bile mutlu ediyor çünkü: bu gönül ona torpil geçiyor. Veee o da seviyorrr, ama bile bile kafa tutuyor aÅŸka.

Sözler aşağıda şarkı da linkte. Dinle güzellik. Sen uyurken ben seni düşünüyorum

Ooo ooo o da biliyor Ooo ooo o da seviyor
Ooo ooo bile bile kafa tutuyor aÅŸka
Gözü kara o yine bildiğini okuyor

Çiçek gibi tazecik kıymetli bir tanecik anasütü gibi
tertemiz
Dudu dudu dilleri lılık lıkır içmeli gözleri derya deniz

Bu gönül ona torpil geçiyor etrafında fır dönüyor
El bebek gül bebektir o ne yapsa inadına hoş görüyor
Kara kara düşündürüyor

Şarkı burada http://www.youtube.com/watch?v=mtJGJP50zNw

Seni seviyorum nazlı kuzu, valla lam :)

ne sevdiÄŸin belli ne sevmediÄŸin

Şimdi sevmek ve sevilmek güzel, tamam. Karşı taraf sevmiyorsa da bilir yoluna bakarsın. Ama bide ne sevdiği ne sevmediği belli olmayan tür ilişkiler var ya işte onlar ayar ediyor adamı. Ya da paso geçmişi düşünüp referans alanlar falan.

Yahu ilişkinin referansı mı olur. Oldu olacak cv hazırlayalım, tavsiye mektubu yazdıralım. Geçmişte bişiler yaşar insan iyisiyle kötüsüyle. Ölçüsü mü var bunun, seviyoruz işte. Nası ispat edelim, sevgi ölçer, yalan ölçer bi makine olsa girelim de ölçtürelim. Biz de yaşadık geçmişte, güvenilmez kadınlarla karşılaştık. Tapıyorum ölüyorum diyip 3 gün sonra 180 derece dönenler mi olmadı, kapımızda olay çıkaranlar mı olmadı, daha neler neler, anlatsam roman olur valla. Bir kere ilkerle konuşuyordum. Ben nasıl güvenicem artık bir kadına dedim. Birisinin yaptığı hatayı güvenilmezliği başkasına mal edemezsin, hepsini kendi içinde değerlendirmelisin demişti (evet arada çok mantıklı da konuştuğu olur :P )

Ama kızamam ki, çünkü çok tatlısın, o güzel yüzüne bakmak yetiyor benim için.

her halin başka bir alem, her halin başka bir güzel
ne sevdiğin belli ne sevmediğin, çok güzelsin çook güzel.

Hadi çelikten geliyor çok güzelsinnnn
http://www.youtube.com/watch?v=pmeQTIQxWQc

romantik komedi

midemi bulandıran film türü. çünkü tamamen yalan. tamamen yanlış yönlendiriyor insanları. hayata bakışımın içine dışına sıçıyor resmen.

bir kere ben hiçbir zaman o filmlerdeki gibi uyanmadım yeni güne. hiçbir zaman suratımda o gebeÅŸ gülümseme olmadı. benim problemim mi? tamamıyla evet. her zaman bi mide bulantısıyla kalktım, “vay amına koyim” diye küfrettim içimden. sonra deli gibi midem bulandığı halde çektim donumun üzerine sabahlığı, bir sigara yaktım. bu hep böyle oldu.

camdan bakarken “ah ne güzel bir gün, hayatımın erkeÄŸini tanıyacağım gün bu mu acaba?” demedim. sigaramdan bi nefes çekip, “hayatımın erkeÄŸi acaba ne bok yiyo lan” gibi bir yaklaşım sergiledim her seferinde.

kahvemi yudumlarken hep üçüncü sayfa haberi okudum. ya da ikinci sayfadaki sikko magazinsel yaklaşımları takip ettim. o filmlerdeki gibi balkonumdaki çiçekleri sulayıp, arkasından kremaya bandırılmış çilek falan yemedim yani. ister miydim peki? kesinlikle evet. çilek severim.

hiç dışarı çıktığımda rüzgar şapkamı uçurmadı kafamdan. hiçbir yakışıklı erkek arkasından koşup o şapkayı almadı. sonra o erkeği hiçbir kitapçıda da görmedim ben. hiç ardından bana bi kahve ısmarlamayı teklif etmedi. etse ne olurdu ki sanki? ben de bir ananın babanın evladıyım en nihayetinde. ben de kışın şapka takan bir kızım. olmadı ama.

hiç o çocuk motosikletin arkasına atmadı beni. ben onu arkadan kavramışken, ona hayran hayran bakarken dönüp kaskının arasından gülümseyen gözlerle bakmadı bana. bakmaz da zaten. benim hayatıma girmiÅŸ bir adam öyle bir durumda “ne var amına koim, ne bakıyosun?” der bana. bu da benim ÅŸansım.

hiç zıpırlıklar yapmadım ben o erkekle. bana hiç çiçek almadı. hiç çiçeği koklayıp cilveli cilveli gülümsemedim. zaten beceremem de. serde kızlık olsa da, kalaslık da var.

hem hiçbir davete götürmedi de lan o adam beni. beni evimden almaya geldiÄŸinde apartmanın kapısından harika bir abiyeyle çıkmadım. o erkek de dolayısıyla bana “you look wonderful tonight” bakışı atmadı. neden atsın? neyime atsın? annemin elinden son anda kurtardığım mötley crüe tshirtümle mi mükemmel görüneyim yani? zor biraz.

ailesiyle falan da tanışmadım. hiçbir erkeÄŸin annesi içten sarılmadı lan bana. üzülüyorum. gerçekten. ailesiyle birlikte ne bileyim tabu falan oynamadık. oynasam rezil olurum zaten. bilardo masasını “üzerinde seviÅŸirler ya hani fantezi olsun diye” gibi cümlelerle anlatan bir insanım ben.

sonra aniden ayrılmadım da öyle çat diye. ne bileyim karşılıklı yanlış anlaşılmalarım falan olmadı yani son derece duygusal bir ÅŸekilde. “siktirip gitsen artık hayatımdan?” lafını duyduÄŸum olmuÅŸtur ama baya.

ayrıldıktan sonra arkadaÅŸlarımın sevgili durumlarına bakıp iç çektiÄŸim de olmadı. “ah bebeÄŸim, bir bilsen senin için ne kadar seviniyorum” cümlesini kurmuÅŸluÄŸum da yok.

hiçbir aÅŸktan sonra “gidiyorum buralardan” tribine de giremedim. kalkmak üzere olan uçağıma yetiÅŸirken takside o çok sevdiÄŸim ÅŸarkı çalmadı. o ÅŸarkı eÅŸliÄŸinde sevdiÄŸim adamla güzel anlarımız geçmedi gözümün önünden. zaten uzun yıllardır bir ÅŸarkı dinlerken gözümün önüne gelen falan da olmadı. neyse, tam aÄŸlayacakken o yakışıklı erkek taksinin camına vurup “saÄŸa çektir arabayı” da demedi. zaten hiç öyle yakışıklı bir erkek de olmadı.

sonra ben taksiden inip istemem yan cebime koy tavrı da sergilemedim. sonra barışmadık. hep mutlu olmadık.

olmaz zaten. kılım romantik komedilere. hayatımı zindan ettiler. olan var, olmayan var. imreniyorum. herkes ister güzel aşk yaşamayı. neden milletin gözüne sokuyorsunuz ki?

deli romantikler

Bir gece Cemil ile konuşuyorduk, sanırım 2 hafta önceydi. Ona bazı yaşadıklarımı anlatmıştım, aslın iş ilişkimiz vardı ama o gece birden açıldık. Şaşırdı tabii yaşadıklarıma.

Sonra bana geçmişte yaptığı bazı şeyleri anlattı. Ulen dedim ben de kendimi romantik zannederdim sen beni de aşmışsın. Hakkaten aşmıştı. Neler olduğunu yazmayacağım çünkü 1) onun özelidir. 2)Bir iki yaptığı çok hoşuma gitti ilerde ben de denerim :D

Sonra aşağıdaki diyalog geçti dün aramızda koptummm.

Cemil Alpay Sünn: http://www.miniclip.com/games/cab-driver/en/ önerilir 
(01:26) Ulaş The Best Co: süpermiş
(01:27) Cemil Alpay Sünn: beğenmedin mi 
(01:28) UlaÅŸ The Best Co: yoo valla ii
(01:28) Cemil Alpay Sünn: tamam yemin etme ulaş aldatıyorsun beni 
(01:28) Cemil Alpay Sünn: defoll 
(01:28) UlaÅŸ The Best Co: ahahahaha
(01:29) Ulaş The Best Co: sendroma yazcam bunu 
(01:29) Cemil Alpay Sünn: şimdi kapıma gelip ağlıyorsun değil mi
(01:29) Cemil Alpay Sünn: beni aldatmadan önce düşünecektin bunu ulaş
(01:29) Cemil Alpay Sünn: afişe etme bizi 
(01:29) Cemil Alpay Sünn: ilişkimize saygı duy 
(01:29) Cemil Alpay Sünn: hayvan herif 
(01:29) UlaÅŸ The Best Co: koppppppp
(01:30) Cemil Alpay Sünn: :)

sendrom McAfee tarafından onaylandı

Ailenizin bilişimcisinin sitesi sendrom.net  McAfee tarafından güvenli, virüs içermeyen, hatalı yönlendirme ya da gereksiz pop up bulunmayan güvenli siteler kategorisine girdi. Onay linki için aşağıdaki adrese bakabilirsiniz.

www.siteadvisor.com/sites/sendrom.net/summary/

Ve şimdi yılbaşı gecesi. Önce annem ve babamla evdeydik, mutlu güler yüzlü ve kahkahalı. En çok da kırmızı boxer giyip show yapmam üzerine güldük. Sarıldık birbirimizi sevdiğimizi söyledik. Sonra evden çıktık, tunalıdan kızılaya dek şeyimiz, ehm yani elimiz dona dona yürüdük. Sonra daha önce sözleştiğimiz gibi Cem aradı. Nerde kaldın dedi, yanlarına gittim. Damsız almıyorlarmış, ama ben girdim, temiz yüzümden dolayı mitinglerde polis bile aramaz zaten beni :P

cem serhan ben katia oturduk konuştuk. ordan başka bir yere geçtik. bir sürü tanıdık, arkadaş, uzak tanıdık eğlendik dans ettik. cem bir şeyler sordu bana, sonra sen nasıl mutluysan biz de öyle mutluyuz dedi. harika bir geceydi. masamıza gelen gidenin haddi hesabı yoktu.sonra katia ya cemi ne kadar çok sevdiğimi anlattım. cem ya kanka ya sağol ya dedi, sus sen dinleme ben ona anlatıyorum dedim :) önceki günlerde üzüntüme ne kadar üzüldülerse, bu sefer de mutluluğuma o kada sevindiler.

sonra mekanda kavga çıktı, çok üstüme vazifeymiş gibi, gidip noluyor burda tribine girdim :)

biraz sonra ceme az sonraki showumu gör dedim. ne yapacaksın dedi, görürsün dedim. sonra showumu yaptım ve mekandan çıkıp eve gidip kanepeye uzandım. sabah uyandığımda üstümde bir yorgan bir battaniye vardı.

hayat güzeldi, en azından onun kadar güzel..

seni seviyorum ankara (2008′in son yazısı)

ailemle güzel bir yemek yedim. beraber vakit geçirip kendimi sokaklara atmayı planlıyorum. eh ankara sokakları olmadan bu gece olur mu?

düşündüm de ankarayı çok seviyorum. tunalıda yürümeyi seviyorum, dubonnet drink house a girince hasan’ın hoÅŸ geldin ulaÅŸ abi demesini seviyorum. kokoreç üstadı ismail’in benim tarzımda iri kıyım kokoreçi hazırlarken bir parçayı eliyle aÄŸzıma uzatmasını seviyorum. taksiye binince adres vermeden eve gidiyoruz demeyi seviyorum. 11.600 tutan taksi parası için 12 deÄŸil 11 ytl alınmasını seviyorum.

cemin arayıp kanka çıkıyor musun demesini ve sokaklarda “bir zamanlar halim vaktim yerindeydi” ÅŸarkısını söylemeyi seviyorum. marketin sesimden tanıyıp adres almadan sipariÅŸimi getirmesini, starbucks’ın ben söylemeden caramel macchiato ya ekstra krema koymasını seviyorum.

insanların nezaketini, barlarda çerez ve mısırın ücretsiz olmasını, aspavada sınırsız soslu patatesleri seviyorum.

tunalıda aşkı yaşamayı seviyorum, her kaldırımdaki ayak izlerimi, bilkentteki günlerimi.. her şeyi..

2008′in son yazısında kopamadığım Ankara’yı yazdım. Åžimdi get the fuck out 2008.

Not: itiraf ediyorum, tv deki haberlerin ve anne, babamın kahkahalı talebinin üzerine ilk defa kırmızı boxerımı giydim :D   yakıştı da hani :P

SonYorumlar

    • güzel bir kaç ÅŸarkı (2)
      • Fatih: TeÅŸekkür ederim güzel müzikler:)
      • kuzgunbaba: Dostum benim; yıllar su gibi aktı… Bizlerde ÅŸarap misali dostluk kadehlerine döküldük.Öyle...
    • drm lisans korumalı wma dosyalarını mp3 yapalım (13)
      • xawesorlu: Tek kelimeyle harikka vayyy lianslı müziklerin haline bu proram harika denedim...
    • UlaÅŸ Fırat Hakkında (13)
      • kuzgunbaba: :) )))) Sendromum benim.En baba sendrom UlaÅŸ baba sendromu.
      • Ulas FIRAT: Furkan kardeÅŸ, öncelikle ben mahlas kullanmam internette her yerde adım ve soyadımla yer alırım....
      • Furkan Dinç: Ayrıca benim mahLasımı her yerde kuLLanan ÅŸahsiyet.senDRom mahLasını 4-5 yıldır kuLLanıyorum...
    • yalnız yaÅŸayanlara tavsiyeler (5)
      • Devrim: Biraz da çamaşır yıkamayı bilmek gerekir. En azından renklileri kaç derecede, beyazları kaç derecede...
      • Ulas FIRAT: Ancak bu da dezavantajlardan birisi bence Berke bey. Ev içerisinde zor olun da ev dışında biraz...
      • berke: aynen çok güzel tavsiyeler bunlar:)bende 15 yıldır yalnız yaÅŸayan ve buna çok alışanbiri olarak size...
      • Ulas FIRAT: Yorum saatine de bakılınca siz de bizlerdensiniz Mehmet Bey :) TeÅŸekkürler yorum için