Hoşgeldiniz

sendrom.net pc world ve başka mecralarda yazdığım yazılarımı yayınlamak amacıyla açtığım bir siteydi. zamanla sevdiğim şarkıları aşkları kızgınlıkları dile getirdiğim bir site haline geldi.
kişisel olmasına rağmen iyi bir ziyaretçisi vardı ve siteyi yenilemeye karar verdim. sevdikçe, kızdıkça, biliştikçe, müzik yaptıkça kısacası Ulaş olmaya devam ettikçe yazmaya da devam edeceğim.

Archive: Mart 2009

taksici hikayelerim

Hayatımın çok büyük bir bölümünde ulaşım aracı olarak taksi kullandım. Şu anda verdiğim bir sözden dolayı pek binmiyorum. Ancak bayağı bir taksici hikayem mevcut. Biraz anlatayaım.
Şöför değişimi

Bir keresinde kızılaydan taksiye bindim, her zamanki gibi tunalıya evime gidicem. Gidiyoruz esat tarafında 2 tane hatun taksi arıyor. bildiğin manken gibi kızlar ve çok yüksek ihtimalle dişiliklerini “profesyonelce” kullanıyorlar. Taksici de abi şunları da alalım ama durak değişimi yapıyoruz dedi, bir şey anlamama ve söylememe fırsat vermeden durdu kızlara yalnız şöför değişimi yapıyoruz dedi. Yani durağa gidceğiz de ben devralcam taksiyi ben de taksiciyim yani :D Neyse bindi kızlar. Taksici bana sormaz mı “ya demek yarın çalışmıyorsun ha abi” ben de “evet ya bu akşam çalışıcam yarın gelmicem durağa çok yoruldum” falan dedim :D Ancak kızlar benden önce inecekleri için (hemen hiltona gidiyorlarmış) taksicinin hayalleri suya düştü. Hani ben inince devam edicek ve ayarlayacaktı yaaa.

Abi dedi yol uzun olsa ayarlardım, zaten delikanlı 2 yakışıklı adamız falan dedi (hakkaten de adam da tip olarak fena değildi) Sonra çapkınlık macrealarını anlatarak eve bıraktı beni. İndim ulan dedim ne olay bee. Yalnız hiç bozmadım adamı direk taksici rolü kestim.

Action filmi

Yine bir seferinde klasik kızılaydan tunalı seyahati. Bindiğim takside kaliteli bir LCD ekran vardı adam da orda kavgalı dövüşlü silahlı bir film izliyor. Başadık yola, yalnız film sardı beni de başladım izlemeye. Adam da bir yandan izliyor bir yandan kullanıyor tek gözle. Sonra bir de tuttu bak abi sen kaçırdın binmeden dedi. Şu var ya aslında o da polis bunların için ajan olarak girdi diyerek bana eksik bölümleri tamamadı. İzleyerek eve geldik. İndim parayı verdim eve çıktım.

Bacısını 61 kere

O gün aşırı derecede sinirliydim, ama ne sinir şakaklarımdan ateş çıkıyor. Bindim taksiye, kızılaydan tunalı yine.  Taksici de zayıf birisi, meğerse hastaymış 1 aydır yatıyormuş sol tarafına felç inmiş. Ama mecburen çalışmaya başlamış. Sadece yürürken baston kullanıyormuş bazen ama araba kullanmasına engel yokmuş. Bunu anlattı. Bu sebeple de benden az önce polis haksız yere ceza yazmış 61 tl. Bu da bir sinirli olayı anlatıyor. Diyor ki bana 61 milyon kesti ya onun anasını bacısını 61 kere şeyedeyim (tabi adam burda şeyedeyim demedi). Ben de o gün deli gibi sinirliyim zaten. Ben de başladım olur mu lan öyle şey vay o… çocukları diye söve saya eve geldik :D Olayı gören bir bayan avukat kartını vermiş ve cezaya itiraz için dava açmasını söylemiş. ve ücret de almayacağını söylemiş. Helalleştik indim arabadan.

Kısa Kısa

Daha çok var ama biraz da kısa kısa geçeyim. Bir taksici, abi bak her zaman gittiğin yoldan başka daha uzun bir yoldan gittiysem eğer o zaman eksik ver abi demişti. Bir diğeri muhabbete  ısınıp akide şekeri ikram etti, aldım, bir tane daha verdi. Bir diğerine ben polo nane şekeri ikram ettim. Tek kelime etmeden kıtır kıtır yiyerek devam ettik. Bir seferinde AŞTİ ye gideceğiz ancak zaman az. Annem taksiciyi gaza getirmek için, geçen sefer adam nasıl gitmişti ulaş ya 15 dakka da götürdü bizi dedi. Adam da aldı gazı, aştiye vardık, bak yenge ben de 12 dakikada getirdim demez mi :) Birisi evliymiş ama 3 de sevgilisi varmış onu anlattı, birisi yeni kokoreç almış tam yicekken ben binmişim, adam da yiyemedi tabii, ama elimde dürüm çiğ köfteyi görünce, ha oh be abi ben de senden çekinmiştim dedi. Yemeklerimizi yiye yiye eve vardık. Hatta içime hava çektim, acı mı geldi abi dedi :D Bir başkası ağustosta hava cehennem gibiyken, abi çok özür dilerim dedi, kaçtır müşteri biniyor bir su alamadım şurdan bi su alsam dedi. Tabi dedim bak keyfine. Sen de ister misin dedi. Sağol dedim. Gitmiş bana da su almış, sıcakta kana kana içtik :) Birisi radyo dinliyor, ankaragücü gol yedi. Şerefsiz ankaragücü dedi küme düşücez dedi. Futboldan zerre anlamam ama, evet ya şerefsizler bir güldürmediler yüzümüzü gibi bişiler dedim.

Daha çoook var, ama sanırım yeterli.

Not: SDS

garip ama sinirliyim

İnsan bazen sinirli oluyor, ben çok fazla olmam ama bazen ben de oluyorum işte. Eh doğal olarak insanım. Hoş bazıları beni çelikten zannetse de öle değilim. Gayet de etten kemikten yapılmış biriyim.

Bazen yoruluyor insan, neden? Her şeyden,  evet her şeyden yoruluyor. Bazen siktirolup gidesi geliyor insanın.  Ama gitmek sorunları çözmez, eğer kendini de yanında götürüyorsan hiç bişeyi çözmez işte.

Sorunlar senden kaynaklanmasa da çözmez. Ama bazen insan yeter demek istiyor. Haşa isyan etmek olmaz, üzülmek bile isyandır bazen, sana taktir edilmiş olana karşı çıkmak da isyandır ama.. Bazen insan yeter diyor.

Ya da şunu diyor, ne istiyorsunuz benden? Tamam dünyanın en boktan insanı da olabilirim, -ki değilim- ama kimseye zarar vermiyorum. Lan ne yapıyorum be, sıradan normal biriyim işte. Derdiniz ne benle? Ne oğlum derdiniz.

Sikko sikko şeyler yaşamak zorundamıyım lan ben? Ben “action” dan kaçtıkça bir yerde gelip beni buluyor “action”. Bana ne oğlum yaşayın gidin, beni neden uyuz ediyorsunuz? Aha adım gibi eminim ki bunu da birileri üstüne alınıp yine hede hödö yapcak.

Habire hiç yapmadığım şeylerin sıkıntısını mı çekicem lan ben? Ya nolur bi siktirin gidin lan, bana ve çevreme zarar verip sıkıntı yaşatmayım. İlla gırtlağına mı basmam lazım. İlla anlayacağınız dilden mi konuşmam lazım?

Aaaa küfür ediyorum dimi, aa ulaş küfretmez, ulaş üzülmez, ulaş bilmemne yapmaz, yorulmaz 24 saat çalışır, herkesi mutlu eder. Bok eder.

Kendi halinde işini yapar, iyi de yapar, yardım eder, iyi de eder ha, ama hep yapmadığı, etmediği, şeylerden dolayı sıkıntı yaşar. Hayattaki tek sorunlarım dağınık birisi olmak, ve yardımsever olmak.

Ben de yoruldum biliyor musun? Hakan Türkçapan bende  “hero sendromu” olduğunu söylemişti. Yani kahraman gibi her şeyi çözmek istediğim fazla yardım edip değer verdiğim ve kendimden çok başkalarını düşündüğüm.

Son sözüm yine kibarca lütfen. Kabalaşmayacağım şimdilik ama az kaldı.

Not: Bunlar sana değil.

inadına seviyorum

Cemi çok severim, duygularını şarkılarında çok güzel ifade edebilen birisi bence.

Hele ki şu şarkısı çok güzel.

bu şehir bu sokaklar hiç bu kadar güzel olmadı
ve ben hiç bu kadar iyi olmadım
hiç bir şey, alıştığım gibi değil
dün bitti ve hiç bir şey, baştan değil

BU ŞEHİRDE SADECE SEN VE BEN

Evet ne demek bu şehirde sadece sen ve ben? Seni çok seviyorum ve başka hiç bir şey umurumda değil demek.

Ben de inadına seviyorum, bir sürü şey ters gitse de, yeşilçam filmi gibi şeyler de olsa.  Tek istediğim sevip mutlu olmak.  İlkerin dediği gibi, hile oyunu kazandırabilir, ama kaderi değiştiremez

Bu arada geçen dün Doç.Dr. Hakan Türkçapan’ın hangi hastanede çalıştığını bulmak için adını google a yazdım, 2. ve 3. sırada benim sitem çıktı :D Muhteşem bir adam, gözünün bir bakışından, cümledeki bir kelimeden her şeyi anlıyor ve elinde sihirli değnek varmış gibi çözümlüyor. Bilişsel terapi rulez derim.

Son olarak

benimde bu dünyaya gelişim
hey canım rinnanay rinna rinnanay
bir güzelden ötürü
hey canım hey…

Anladın sen onu ;)

Kategoriler

SonYorumlar

    • güzel bir kaç şarkı (2)
      • Fatih: Teşekkür ederim güzel müzikler:)
      • kuzgunbaba: Dostum benim; yıllar su gibi aktı… Bizlerde şarap misali dostluk kadehlerine döküldük.Öyle...
    • drm lisans korumalı wma dosyalarını mp3 yapalım (13)
      • xawesorlu: Tek kelimeyle harikka vayyy lianslı müziklerin haline bu proram harika denedim...
    • Ulaş Fırat Hakkında (13)
      • kuzgunbaba: :) )))) Sendromum benim.En baba sendrom Ulaş baba sendromu.
      • Ulas FIRAT: Furkan kardeş, öncelikle ben mahlas kullanmam internette her yerde adım ve soyadımla yer alırım....
      • Furkan Dinç: Ayrıca benim mahLasımı her yerde kuLLanan şahsiyet.senDRom mahLasını 4-5 yıldır kuLLanıyorum...
    • yalnız yaşayanlara tavsiyeler (5)
      • Devrim: Biraz da çamaşır yıkamayı bilmek gerekir. En azından renklileri kaç derecede, beyazları kaç derecede...
      • Ulas FIRAT: Ancak bu da dezavantajlardan birisi bence Berke bey. Ev içerisinde zor olun da ev dışında biraz...
      • berke: aynen çok güzel tavsiyeler bunlar:)bende 15 yıldır yalnız yaşayan ve buna çok alışanbiri olarak size...
      • Ulas FIRAT: Yorum saatine de bakılınca siz de bizlerdensiniz Mehmet Bey :) Teşekkürler yorum için